Philips Jelly Masa Lambası

Masa lambalarını gereksiz bulmuşumdur. Taa ki bir gün elektrikler kesilene ve Fenix E12 el fenerim ile karanlıkta kitabımı okumak zorunda kalana kadar. Her yer karanlıkken sadece ve sadece sayfanın aydınlık olması öyle bir odaklanma artışı sağladı ki okuduklarımı hâlâ hatırlıyorum.

Philips’in kendi sitesinden mavi renkli modelin görseli.

Bir süredir benim için ciddi bir sorun durumuna gelen odaklanma eksikliğini, özellikle günün ilerleyen saatlerinde üzerime çöken yorgunluktan gelen odaklanma zaafını masa lambası kullanarak çözebileceğimi düşündüm. Bu amaçla, iyi bir şey de olsun, dekoratif de dursun diye Philips Jelly Masa Lambası aldım, işe yaradı. Tabii ürünün ana işlevini düşündüğümüzde, yani yetersiz aydınlatma ile başa çıkmak, o konuda da oldukça başarılı.

Okumaya devam et “Philips Jelly Masa Lambası”

Kol Saatinden Cep Saatine

Saatlere özel bir ilgim bulunmuyor; markaları, modelleri, mekanizmaları incelemiyorum, takip etmiyorum. Kol saatleri ile de hemen hemen hiçbir zaman aram iyi olmamıştır. Kimi kol saati çok büyük ve ağır gelmiştir, kolumda durduğu her saniye onun kolumda olduğunun farkındalığıyla gerilmişimdir. Çareyi küçük ve hafif kol saatlerinde aramaya çalıştığımda da kısa kollu konforlu giyeceklerimle birlikte bir türlü takamamışımdır. Kısacası, kol saati taşıyamıyorum. “Ne gerek var ki?” diyebilirsiniz zira devir akıllı telefonların, genel olarak telefon dahil mobil cihazların devri, telefonlar bütün karmaşık özellikleriyle birlikte aynı zamanda birer saat bizler için. Gelin görün ki telefonlarla da aram iyi değil. Zaman içerisinde her gittiğim yere telefon götürme alışkanlığını edinsem de sürekli çıkarıp ekrana bakmak rahatsız edici. Yine de saate bakmak istiyorum, zamanı sık sık kontrol etmek hoşuma gidiyor.

Aklımda gelen ilk çözümlerden biri köstekli saat. Ancak kol saatinin ağırlığını kaldıramayan birisi bunun altında kolayca ezilebilir. Bense yine cebimde taşıyabileceğim daha sade, hiçbir yaş grubuna kılıf uydurulup yapıştırılmamış bir modele ihtiyaç duyuyordum.

Sonunda bir kol saatini cep saatine dönüştürmeye karar verdim. Amacım cebimde bozuk para gibi rahatça taşıyıp istediğim anda kolayca zamanı kontrol edebileceğim bir son ürün elde etmekti. Aynı zamanda kullanacağım saate, mantıksız bir formda da olsa, biraz emek katıp kendim için daha değerli kılabileceğimi düşündüm.

Okumaya devam et “Kol Saatinden Cep Saatine”

Fenix E12 El Feneri

Profesyonel uğraşınızda (kampçılık, gece bekçiliği, …) özellikle lazım değilse bile bir el feneri edinmek için farklı nedenleriniz bulunabilir:

  • Elektrik kesilmeleri vb. durumlarda ışıksız kalmamak istiyorsunuzdur.
  • Gerekli durumlarda kullanmak için aracınızda yer alması gerektiğini düşünüyorsunuzdur.
  • Tedbir amacıyla yanınızdan ayırmıyorsunuzdur.
  • Kırsalda oturuyorsunuzdur ve sık sık çevreyi kontrol etmeniz gerekiyordur.
  • Genel olarak günlük hayatınızın anlamlı bir bölümü karanlık ortamlarda geçiyordur.

Her zaman bu tür ihtiyaçlarınıza işportacılarda kaliteli ve yeterli çözümler bulamayabilirsiniz. Özellikle kırsalda üzerinde milyon tane LED aydınlatma bulunan, prize takılıp şarj edilen ancak kendini zor aydınlatan plastik dev fenerlerin kullanımı çok yaygın, çünkü ucuz ve işlevsel. Bu aletlerin başlıca önemli kusurları da ömürlerinin sınırlı olması ve hantallıkları.

Ben de hantal olmayan işlevsel bir fener edinmek maksadıyla zamanında bir tane Coast G10 cep feneri almıştım, 16 TL idi aldığımda, serçe parmağım kadar bir şey, tam bir anahtarlık maskotu. Şu an Türkiye’deki sanal marketlerde bu ürün kalmamış, kalsa idi zıplayan dolar kuru ve enflasyon sebebiyle fiyatı 30-35 TL civarında olurdu. Doların durumunu ihmal edersek, 16 TL üzerinden gidersek, fiyatının hakkını çok güzel verdi uzunca bir sürede. Fakat geçtiğimiz ay yaklaşık 80 cm yükseklikten sert seramik zemine çok kötü bir pozisyonda düşüp temassızlık yapmaya başladı ve sonunda tamamen bozuldu. İlginçtir, LED’i hâlâ sağlamdı. Türkiye’deki marketlerde kalmış olsaydı hakkında bir şeyler karalamak isterdim, belki bir boş zamanında onu da yaparım.

Daha sonra ben de yeni fener arayışına girdim. Coast G10’u araştırırken kullandığım yöntemleri izledim ve yine Coast, Led Lenser, Fenix gibi markaların ürünlerine uzun uzun farklı marketlerde göz attım. Coast’un işimi görecek modelleri Türkiye’de bulunmadığından ve bu modellerin pil ömrü konusunda beni tatmin etmemesinden, Led Lenser’ın istediğim modellerinin dayanıklılık standartlarının düşük olmasından ve diğer ürünler için de farklı etkenlerden ötürü Fenix E12 almaya karar verdim. Kısa kısa anlatayım bu aleti, ne yazık ki görsel anlamda yeterince zenginleştiremedim incelememi. Yazılı içerikle kapatmaya çalışayım bu eksiği:

Okumaya devam et “Fenix E12 El Feneri”

Newfeel Backenger 20 Postacı Çantası

Dizüstü bilgisayar için piyasada çanta karıştırırken hem estetik bağlamda hem de dayanıklılık bağlamında bizi etkileyebilen ürünlere az rastladık, rastladıklarımız da genelde aşırı fiyatlıydı. Sanal ve gerçek ortamlarda yaptığımız taramalar sırasında bir ara Ankara Kentpark’taki Decathlon’a da uğradık. Newfeel Backenger 20 ile orada karşılaştık:

newfeel_canta_magaza

Firmanın adresini incelemenizi şiddetle tavsiye ederim.

Backenger çantaların en önemli özelliği görünüşte postacı çantası olmaları ancak ufak bir iki hamle ile sırt çantasına dönüştürülebilmeleri. Bu tasarım 2012 yılında inovasyon ödülü kazanmış. Tüm yükü tek omzunuzda taşımaya artık dayanamayacak duruma geldiğinizde veya postacı çantasının size izin vermediği esneklikte hareketler yapmanız gerektiğinde bu özellik oldukça işe yarayabilir. Ancak sırt çantasına dönüştürdüğünüzde bir omzunuz ped ile desteklenecek ve diğeri sadece askıya temas edecek, bu nedenle çok da konforlu gelmeyebilir. Omuz pedinin ve askının oldukça konforlu olduğunu eklemek gerek.

Okumaya devam et “Newfeel Backenger 20 Postacı Çantası”