Mütevazı Bilgisayar Kullanıcıları için Ubuntu

logo_ubuntu

Masaüstü veya dizüstü, bilgisayarlar artık bir evin veya çalışan bir bireyin mutlaka edinmesi gerekenler arasına girdi, eğer bireyin önceliği karnını doyurabilmek değilse. Yıllar önce stratejik hesaplamalar için geliştirilen modellerinden kat kat daha fazla işlem gücüne sahip versiyonlar artık insanların evlerinde, hatta ceplerinde. Peki bireyler ne yapıyorlar bilgisayarlarla? Olası cevaplar: internete girmek, oyun oynamak, iş yapmak. İş yapmak cevabını verecek güruh muhtemelen azınlıkta.

Çevremizde sahip olduğu bilgisayarı sadece internete girmek, haberleri okumak, dizi ve film izlemek, arada bir de kelime işlemcisi (Word gibi) ve benzeri programlarla işini görmek için kullanan ciddi bir kitle var. Bu kitle genel olarak bilgisayar kullanımını biraz derinlemesine irdeleme endişesinde de değil gördüğümüz kadarıyla. Dolayısıyla yine bu mütevazı kitlenin ciddi bir kısmı bilgisayarını düzenli olarak işlem yapamayan bir çöp tenekesi haline getirip soluğu bilgisayarcıların veya bu işlerden anlayan birinin kapısında alıyor.

Okumaya devam et “Mütevazı Bilgisayar Kullanıcıları için Ubuntu”

Kasetten Bilgisayara Ses Aktarımı

kaset_gorsel_chip
Görsel: http://www.chip.com.tr

Artık CD’leri unutuyoruz, DVD’lerin de sona yaklaştığını hissedebiliyoruz, doğal olarak kasetli günlerimizi hatırlamakta zorlanabiliriz. Nesiller neredeyse kasetin ne olduğunu bilmeden bugünlere ulaşmaya başladı bile. Bir zamanlar kasetlerle bizlere ulaşan paylaşımların çoğu dijital ortama aktarıldı ve sanal mecralarda kendisine yer buldu. Hatta Youtube’u açıp plak kayıtlarından aktarılmış eserlere dahi erişebilirsiniz. Elinizde nadir bulunan veya size özel bir kayıt varsa ve piyasadan edinmesi giderek zorlaşan kasetçalarlar sizi tedirgin ediyorsa değerleriniz kaybolmadan bir şeyler yapmalısınız. Tek endişeniz eski kayıtlarınızı şimdi de kolayca yanınızda taşıyabilmek de olabilir. Amacınız farklı da olsa yolunuz kasetlere saklanmış bu sesleri bilgisayar zeminine taşımak.

Okumaya devam et “Kasetten Bilgisayara Ses Aktarımı”

Asus N550JK Dizüstü Bilgisayar: RAM Yükseltme

Asus N550JK
Asus N550JK

Uyarı: Aşağıdaki adımlar ürününüzün garanti dışı kalmasına neden olabilir, ayrıntılı bilgi için ürün teknik servisiyle irtibata geçiniz.

Bilgisayarımız Asus N550JK-CN167D içinde 8 Gb (2 adet 4 Gb) DDR3 1600 MHz bellek ile birlikte geliyor. Bugünlerin yükünü kolayca çekebilecek bu miktarı yükseltmek istiyoruz çünkü sistem güncellemeleri konusunda oldukça unutkanız ve güncelleme için kullanabileceğimiz bellekler aradan geçecek zamanda piyasadan kaybolabilir. Bilgisayarın içerisindeki anakartın desteklediği maksimum bellek miktarı 16 Gb ve iki adet bellek yuvası var, bu demektir ki 2×8 Gb’lık bir RAM kitine ihtiyaç duyacağız.

Okumaya devam et “Asus N550JK Dizüstü Bilgisayar: RAM Yükseltme”

Kurtarıcı: Lenovo Onekey Recovery

“Bizim bilgisayar çöktü, sen anlarsın diye düşündük, bir bakıver.”

Bir akrabamın çocuklarına işlerini görsünler, biraz da oynasınlar diye aldığı dizüstü bilgisayar artık açılmıyormuş; haberi bu şekilde geldi. Ben de ortalama bir kullanıcıdan çok az daha ileri seviyede olduğum ancak memleketteki durum nedeniyle “bilgisayar tamircisi” muamelesi gördüğüm için devreye girdim.

Aklıma ilk gelen soru “Bilgisayarın yanında bir CD/DVD çıktı mı?” oldu; çıkmış ancak sonra gördük ki çıkanlar bizi kurtarmaz.

İnternet bağlantısı konusunda sıkıntılarımız vardı, bu yüzden telefonumu modem yaparak kendi bilgisayarıma açılmayan bilgisayarın kurtarma dosyalarını indirmeye karar verdim. Bir yandan da kotayı aşıp aşmayacağımı düşünüyorum.

Derken bilgisayarın “Lenovo” olduğunu fark ettim, biraz geç oldu. Mağazalarda, e-ticaret sitelerinde, her türlü vitrinde karşılaştığım ve bir arkadaşım sayesinde işlevini tam olarak fark ettiğim Onekey Recovery aklıma geldi, daha önce hiç araştırmamış ve denememiştim ama. Yanlış hatırlamıyorsam el altında bir yerlerde, genelde açma-kapama düğmesinin hemen yanında üzerinde ok bulunan bir düğme olmalıydı, yoktu.

Okumaya devam et “Kurtarıcı: Lenovo Onekey Recovery”

Newfeel Backenger 20 Postacı Çantası

Dizüstü bilgisayar için piyasada çanta karıştırırken hem estetik bağlamda hem de dayanıklılık bağlamında bizi etkileyebilen ürünlere az rastladık, rastladıklarımız da genelde aşırı fiyatlıydı. Sanal ve gerçek ortamlarda yaptığımız taramalar sırasında bir ara Ankara Kentpark’taki Decathlon’a da uğradık. Newfeel Backenger 20 ile orada karşılaştık:

newfeel_canta_magaza

Firmanın adresini incelemenizi şiddetle tavsiye ederim.

Backenger çantaların en önemli özelliği görünüşte postacı çantası olmaları ancak ufak bir iki hamle ile sırt çantasına dönüştürülebilmeleri. Bu tasarım 2012 yılında inovasyon ödülü kazanmış. Tüm yükü tek omzunuzda taşımaya artık dayanamayacak duruma geldiğinizde veya postacı çantasının size izin vermediği esneklikte hareketler yapmanız gerektiğinde bu özellik oldukça işe yarayabilir. Ancak sırt çantasına dönüştürdüğünüzde bir omzunuz ped ile desteklenecek ve diğeri sadece askıya temas edecek, bu nedenle çok da konforlu gelmeyebilir. Omuz pedinin ve askının oldukça konforlu olduğunu eklemek gerek.

Okumaya devam et “Newfeel Backenger 20 Postacı Çantası”

Asus N550JK Dizüstü Bilgisayara SSD Montajı

Uyarı: Aşağıdaki adımlar ürününüzün garanti dışı kalmasına neden olabilir, ayrıntılı bilgi için ürün teknik servisiyle irtibata geçiniz.

Evde, işte kullandığımız kişisel bilgisayarlarımızın imaj ve performanslarında kısa sürede çok hızlı bir ilerleme kaydedildi. Günlük işlerimizin ve ihtiyaçlarımızın da gelişen sistemlerle uyum içerisinde yükü oldukça arttı. Bilgisayar teknolojileri artan yükü karşılamak için ilerlemeye, günlük işlerimiz de evimize ulaşmış teknolojiyi zorlamaya devam edecek. Sonu keskin olmayan bu döngünün şu anki aşamasında sabit diskler artık bilgisayarları meydana getiren parçaların en zayıf halkaları hâline geldi. Bilgisayarın başında geçirdiği vakitte performans arayışında olan bireylerin edindiği yeni nesil işlemcili sistemler, koşarken sabit disklerin nefeslenmesini beklemek zorunda; her ne kadar yüksek depolama ihtiyacı doğuran sunucu hizmetleri gibi alanlar hâlâ onlara mecbur olsa da.

Edindiği bilgisayardan belirli bir performans beklentisi içerisinde olan bendeniz de bilgisayarlarda gözle görülür hız artışı yakalayabilmek için bu ara sıkça başvurulan bir yöntem kullandım, sabit diskimi bir SSD(solid state drive-katı hâl sürücüsü) ile değiştirdim. Konuya fazla ilgi duymasanız bile ikisi arasındaki farkları yüzeysel bir şekilde internet üzerinden taramanızı tavsiye ederim.

Asus N550JK
Asus N550JK

Bilgisayarım Asus N550JK-CN167D, içerisinde 1,5 TB kapasiteli 5400 rpm devirli bir sabit disk ile geldi. Kağıt üzerinde bilgisayar oldukça iyi bir donanıma sahip olsa da içerisindeki sabit disk tek başına zorlu işlemleri karın ağrısı hâline getirebilir. Elimde ise daha önce bu bilgisayara takmak için satın aldığımSanDisk Ultra Plus SATA SSD bulunmakta, kapasitesi 256 GB. Genellikle sabit disk ile SSD arasında kapasite üzerinden ikilem yaşanır. Sabit diskler yavaş ancak yüksek kapasiteli ve ucuzdur; katı hâl sürücüleri çok hızlıdır ancak düşük kapasiteli ve pahalıdır. Bu yazıyı yazdığım tarihlerde dizüstü bilgisayarlarla uyumlu 1 TB kapasiteli bir sabit diski 160 TL’ye alabilecekken, dörtte biri (256 GB) kapasiteli bir SSD’yi kampanyaları takip ederek ancak 330 TL gibi bir fiyata edinebiliyorsunuz. Fiyat ve performansı en iyi dengeleyen çözüm sistem dosyalarınızı taşıyabilecek kapasitede bir SSD edinip verilerinizi sabit diskte barındırmak. Bunu masaüstü bilgisayarlarda kolaylıkla yapabilirsiniz. Dizüstü bilgisayarlarda optik sürücü yuvasına sabit diski aparatlar yardımıyla yerleştirmek zorunda kalabilirsiniz veya verilerinizi taşınabilir disklerde taşıyabilirsiniz. Yine de özellikle yeni işletim sistemlerinin kapasite konusundaki açlıkta sınır tanımadıklarını ve piyasadaki en düşük kapasiteli SSD’lerin fiyatlarını hesaba katarsak maliyetiniz 100 TL’yi aşacaktır. Paranıza biraz daha kıyarak sabit disk ve SSD yapılarını aynı anda içeren bir hibrit disk de satın alabilirsiniz, montaj konusunda işinizi kolaylaştıracaktır. Tüm potansiyel masraflara hazırlıklı olun.

SanDisk_Ultraplus_256
SanDisk Ultra Plus SSD

Böyle konularda en verimli ve hızlı bilgi aktarım yolu video ancak yine de mümkün olduğunca görsel destek sağlamaya ve giriş seviyesi kullanıcılara hitap edebilmeye çalışacağım. Farklı fotoğraflardaki farklı ışık ağırlıkları ve bazı netlik bozuklukları montaj işini farkında olmadan tam güneşin batma vaktine denk getirmemizden ve elektrik kesintisi yüzünden fener kullanmamızdan kaynaklanmakta. Videolarda birkaç dakika tutan söküm takım işlemi fotoğraf çekerek biraz zaman alabiliyor.

asus_n550jk_ust
Kasanın üstten görünüşü
asus_n550jk_alt
Arka kapak

1. Öncelikle gerekli ekipmanı edinmiş olmalısınız. Dizüstü bilgisayarınızın kasasını daha sonra da açabileceğinizi ve evdeki ufak tefek elektrik işlerinde de lazım olabileceğini düşünürsek bir hassas tornavida takımı edinmenizde fayda var. Tekzen, Koçtaş, Bauhaus gibi yapı marketlerden pek çok işinizi görecek bir takımı 10-15 TL civarı bir fiyata edinebilir veya size yakın daha küçük bir esnaftan bulabilirsiniz. Edineceğiniz takımın içerisinde yıldız uçların ve T5 torks ucun da bulunduğundan emin olun, çünkü söküm takım işlemlerinde bize lazım olan bu. Aradığınız torks ucun şekli şöyle:

torks_vida

2.Bilgisayarınız kasası açılmadan önce kapalı olmalı ve hiçbir güç kaynağına bağlı olmamalı. Genellikle tedbir amaçlı bataryanın da sökülmesi gerekir ancak Asus’un bu modelinde batarya kasaya gömülü olduğu için dokunmuyoruz, hasar verebilir ve garanti ile ilgili sıkıntılar yaşayabiliriz.

3. Dizüstü bilgisayarı kapalı konumdayken ekranı yere gelecek şekilde çok sert olmayan ama düzgün bir yüzeye yatay yerleştiriyoruz. Üzerine örtü serilmiş bir masa bu görevi yerine getirecektir.

4. Asus N500JK kasasının arka kapağı ince metalden ve tek parça hâlinde. Bu nedenle bellek ve sabit disk yuvaları için ayrı kapak barındıran kasalar kadar kolay olmayacak işimiz, yine de diğer pek çok modele göre kolay sayılır. Aşağıdaki fotoğrafta yerleri belirtilen vidaları sökmemiz gerekiyor. Bazı bilgisayarlarda optik sürücüyü veya sabit diski dışarıdan sabitleyen vidalar diğerlerinden biraz daha farklı olabiliyor ancak bunda bir fark göremedik. Yine de vidaları sökme ve bir kenara yerleştirme işlemini yaparken belirli bir noktadan başlayıp belirli bir sıraya göre gitmenizi öneririz, bu basit yöntem size en fazla fazladan birkaç saniyeye mal olur. Örneğin, “Sol alt köşedeki vidadan başladım ve saat yönünde tüm vidaları söktüm.” fena bir sıralama değil. Daha sonra yeniden takarken yine sol alt köşeden başlayıp saat yönünde devam edebilirsiniz. T5 torks uca ihtiyaç duyacağınızı belirtmiştik, vidaların yerinden çıktığı ana dikkat edin ve boşuna döndürmeye devam etmemeye çalışın.

asus_n550jk_vidakonum
Vidaların yerleri
arka_kapak_vida_sokumu
5 numaralı vidanın çıkarılması

5.Tüm vidaları söküp bir kenara koyduktan sonra sıra arka kapağı çıkarmaya geliyor. Arka kapak tek parça hâlinde demiştik, kapak kenarlardan klipslerle gövdeye bağlanmış, çıkarırken kaç tane olduklarını saymadık. Yapmanız gereken ince bir çıkıntı kullanarak(mesela hassas tornavida takımlarında mutlaka bulunan düz uçların en incesi) kapak ile gövde arasına girip nazikçe kaydırmak, klipsler yavaşça yerinden sökülecektir. Aynı işlemi eğer varsa tırnağınızla da yapabilirsiniz ancak dikkatli olun, sonraki görsellerde elimdeki yara bandından anlayabileceğiniz üzere kapak konserve kutusu gibi elinizi kesebilir 🙂 Ekranın gövdeye bağlandığı noktadaki klipsler biraz inatçı olabilir, bir şeyleri kırıp dökmemeye özen göstererek hafif zorlamaktan çekinmeyin. Sonrasında geriye kalan sadece kapağı kaldırmak.

arka_kapak_kaydirma1
Tırnakla arka kapağı ayırma
arka_kapak_kaydirma2
Tüm klipslerin hizasından elinizi kaydırıp hepsinin çıktığından emin olduğunuzda kapağı yukarı kaldırarak açabilirsiniz.

6.Kapağı kaldırdığınızda karşımıza çıkan görüntü aşağıdaki gibi(başarılı bir yerleşim). Sol alt tarafta değiştirmeyi düşündüğümüz sabit diski ve onu kapatan parçayı kırmızı ile işaretliyoruz, daha sonra değiştirme ihtimaline karşı bellekleri de mavi ile işaretliyoruz ve cebe atıyoruz 🙂

asus_n550jk_ic
Asus N500JK kasasının içi. Sabit disk kırmızı ile, bellekler mavi ile işaretli.

7.Sabit diski kapatan metal parçayı ana gövdeye sabitleyen 4 tane vida bulunmakta, aşağıdaki görselde işaretli. Uygun bir yıldız tornavida ile bu vidaları söküp kaybetmeyecek şekilde bir kenara koyuyoruz.

sabit_disk_yuvasi
Sabit disk yuvası ve onu kapatan parça.

8.Hâlâ sabit disk yuvasını kapatan parçayı çıkarmak için erken. Optik sürücüyü sabitleyen sarı ile işaretlediğimiz metal parça sabit disk korumasıyle bir kenarda örtüşüyor ve onu kaldırmamızı zorlaştırıyor, yapmamız gereken tek şey 2 vida daha sökmek.

optik_yuva
1 ve 2 numaralı vidaları çıkartıyoruz, 3 numarayı zaten sabit disk yuvasını kapatan parça için çıkarmıştık.

9. Sıra geldi sabit diski örten metal parça ile sabit diski birbirine sabitleyen vidaları çıkarmaya. 4 adet vida sökmekten ibaret bu tekerlemeyi şöyle çözüyoruz:

sabit_disk_sabitleme
Yıldız tornavida ile sökebilirsiniz. 3 ve 4 numaralı vidalar görünmeyen tarafta kalıyor.

10. Sabit diski örten parçayı aşağıdaki gibi kolayca üzerinden alabilirsiniz.

sabit_disk_yuva_ayrilma

11. Aynı görsel üzerinde sağ tarafta sabit diskin SATA ve güç bağlantılarını görebilirsiniz. Sabit diski örten parçayı kaldırdıktan sonra bu bağlantıları da ayırmak zorundayız. Aşağıda sarı ile gösterdiğim hat ayrılma hattı, bu hattın sağında ve solunda kalan kısımların bütünlüğünün bozulmaması için elinizden geleni yapın, meydana gelecek ufak bir kaza başınızı çok ağrıtır. Bağlantıları ayırırken (metal parçayı kaldırdığımızı varsayın) bir elinizle 1 ve 2 numara ile gösterdiğimiz yerlerden parmaklarınızla veya tırnaklarınızla kavrayın, diğer elinizle sabit diski sağa sola hafif hafif oynatarak çekin. Muhtemelen zorlanacaksınız, biraz kuvvet uygulamaktan çekinmeyin.

sabit_disk_ayir
Sarı hat: ayrılma hattı. Kırmızı noktalar: kavrama noktaları. Galatasaraylı değilim, amaç: görünür kılmak.
asus_sabit_disk
Sonunda sabit diskimizi yuvasından çıkardık.

12.Hem sabit disk hem de satın aldığım SSD 2,5 inç boyutunda olsa da yan yana yerleştirildiklerinde aralarındaki yükseklik farkını kolayca ayırt edebilirsiniz:

hdd_ssd_boyut_farki
2,5″ sabit disk ve SanDisk Ultra Plus SSD.

Bu yükseklik farkının giderilebilmesi için satın aldığım SSD’nin yanında bir adet ayırıcı dolgu sünger gönderilmiş, üzerindeki yapışkanları çıkarıyoruz:

sandisk_ssd_yapiskan
Yapışkan oldukça kuvvetli, yapıştırırken bir kazaya uğramamak için özen gösteriyoruz.

Görseldeki şekilde yapıştırıldığında aradaki yükseklik farkının ortadan kalktığını görebilirsiniz:

hdd_ssd_boyut

Bu şekilde aslında SSD’yi yuvaya ve kendisini örten metal parçaya sabitlemeye uygun hâle getiriyoruz, dolguyla beraber vida yuvaları ve delikleri örtüşüyor.

13.Katı hal sürücümüzü aşağıdaki yönde daha önce boşalttığımız yuvaya yerleştiriyoruz:

asus_sandisk_yuva
Tam bu sırada elektrikler kesiliyor ve el feneri ile yolumuza devam ediyoruz.

14.Sabit disk yuvasını örten metal parçayı SSD’mizin üzerine kapatıyoruz:

sandisk_ssd_metal

15.Daha sonra sırasıyla 9, 8 ve 7. adımdaki işlemleri geri alıyor ve vidaları yerlerine takıyoruz. Hangi vidanın nereye ait olduğunu daha önce yaptığımız sınıflandırma ve sıralama işlemleriyle kolayca buluyoruz. Vidaları takarken adım atlamamaya ve boşa döndürmemeye dikkat ediyoruz:

asus_ssd_gerimontaj

asus_n550jk_ic_ssd
Ve son hâli.

16.Arka kapağı kapatmadan önce gövdeyi hafifçe kaldırıyoruz ve bilgisayarı açıyoruz. Açılır açılmaz gerekli tuşa basarak ayarlara geçiyor ve “Boot” menüsündeki sürücülerden gerçekleştirdiğimiz montajın başarısını kontrol ediyoruz:

asus_ssd_montaj_kontrol
Taktığımız SSD’nin ismini sürücüler arasında görmemiz gerekiyor, yoksa “Hard Drive Priorities” kısmında mutlaka bulunmalı.

Başarısız ise bağlantıları kontrol ediyoruz.

17.Arka kapağı da yerine oturtuyor ve klipslerden o malum sesi duyup hepsinin yerine oturduğundan emin oluyoruz. 4. adımdaki vida sökme işlemlerini geri alıyoruz:

asus_n550jk_arkatakim
Yetersiz ışık nedeniyle görüntü kalitesi düşüyor, neyse ki işlem sona eriyor.

Dizüstü bilgisayarınız yeni SSD’niz ile kullanıma hazır. İçerisine bir işletim sistemi yüklerken eğer DVD yerine USB bellek kullanırsanız oldukça hızlı gerçekleşen biçimlendirme ve yükleme işlemlerini gözlemleyebilirsiniz. İşletim sistemini kurduktan sonraki açılışlarda ise birkaç saniyede bilgisayarınız tamamen hazır hâle gelecektir.

Bilgisayarınızdan çıkardığınız sabit disk eğer kullanılamaz hâldeyse doğru şekilde kurtulmaya çalışın. Kullanılır hâlde ise sabit diskiniz için bir kasa edinebilir ve taşınabilir disk olarak kullanabilirsiniz. Eğer kullanmayacaksanız kullanacak birileri elbet vardır, verebilir veya satabilirsiniz ancak içindeki verileri tamamen sildiğinizden emin olun, hatta mümkünse biçimlendirin.

Sürece doğrudan destek veren ve pek çok yardımı dokunan Alperen‘e ve ışık desteğinden ötürü babama teşekkür ediyorum 😀

Ayrıca şu yazı optik sürücü yuvası için de bir şeyler düşünenlere, bir de sevip de kavuşamayanlara gelsin:

Asus N550JK Dizüstü Bilgisayarda DVD Yuvasına Sabit Disk Takma

Kolay gelsin kare2

Demonte Mobilya Kurulum Rehberi

Daha önce yoğun işsizliğim üzerine yazdığım Demonte Mobilya Alışveriş Rehberinin devamıdır.

Google'da "mobilya kurulum" aramasının sonuçları.
Google’da “mobilya kurulum” aramasının sonuçları, talep çok.

Demonte mobilya satın alırken alışveriş aşamasında titiz davrandınız, ürün evinize ulaştırıldı veya eve getirdiniz ve gerekli kontrolleri yaptınız. Bu varsayımın sonrasında artık kaçınılmaza varmış bulunmaktasınız: Kurulum, mobilya kolilerini kapıdan içeri sokmanızla başlayan ve içine ıvır zıvırı dizmenize kadar geçen zaman dilimi.

Yapmanız gereken ilk şey, uygun ortamı hazırlamak ve kolileri oraya transfer etmek. Daha sonra montaja başlayacaksanız uygun bir yerde bir süre bekletebilirsiniz. Kurulum için hazırladığınız yer kesinlikle hareket kabiliyetinizi sınırlamamalı, yoksa sinir krizlerine girebilirsiniz. Ürünün türüne göre içinden çıkacak ufak tefek malzemeleri(vida, minifiks vs.) kaybetmeyeceğiniz yerler oluşturmanız gerekmekte, öğrenci evindeyseniz yoğurt kapları veya taslar en ideali. Tozdan korumak için ortamın türüne göre tedbirler de alabilirsiniz. Mesela garajınız vs. yok ve evinizin yeterli boşluk barındıran tek alanı oturma odası, büyükçe bir örtü serebilirsiniz.

Okumaya devam et “Demonte Mobilya Kurulum Rehberi”

Demonte Mobilya Alışveriş Rehberi

Yapı markette gezerken bir satış görevlisine kanıp aldığım vidalama matkabıyla başlayan demonte mobilya deneyimim ummadığım noktalara ulaştı, elimden 10-12 parça mobilya kısa sürede geçti. DIY(do it yourself) diye anılan uğraşa ayaküstü baktım çıktım.

Görsel: https://flic.kr/p/j8vci3
Görsel: IKEA https://flic.kr/p/j8vci3

Nedir bize demonte mobilyaları tercih ettiren? Çoğunluğu öğrenci pek çok insan için ilk cevap şüphesiz “fiyat”tır. Oldukça kaliteli demonte mobilyaları kendisiyle aynı kalitedeki bir başka parçayı mağazadan direkt aldığınızdan çok daha ucuza getirebiliyorsunuz. Montaj, stok ve taşıma masraflarından elde edilen kazanç kısmen cebinize kalıyor. Hele öğrenciyseniz, önce işlev sonra kalite geliyorsa ve evi sadece birkaç sene kullanmak gibi bir planınız varsa(ve uygun meblaya eşyalı bir ev kapatamadıysanız) 200-300 liraya odanızı döşeyebiliyor ve sizden sonra gelenlere gönül rahatlığıyla devredebiliyorsunuz.

Dezavantajları da bol. Yorulma ihtimaliniz yüksek, kullanmaya başlayana kadar hemen her aşama normal bir mobilya alışverişinden çok daha fazla efor gerektiriyor(mağaza mağaza gezip araştırma kısmı tartışmaya açık). Marka sayısı ciddi şekilde fazla ve özellikle belirli bir fiyat barajının altında her markaya ürünleri konusunda kolay kolay güvenemiyorsunuz, müşteri memnuniyeti de aynı güven kotasına dahil. Eğer bir yapı marketten yapıyorsanız alışverişinizi kanser olma riskiniz bile var. En önemlisi, almak istediğiniz her ürünü kurulu haliyle görme şansınız ne yazık ki yok. Pek çoğu için size hakkında detaylı fikirler verebilecek yeterli görsel bile bulamıyorsunuz.

Kolay taşınabilirlik yerine göre artı yerine göre büyük bir eksi. Az yer kaplıyor ancak kusursuz bir kurulum da yapsanız taşımak için demonte mobilyayı söktüğünüzde son söküşünüz olabiliyor, genelde en fazla iki üç taşınmayı kaldırabiliyor.

Bu ürünleri tercih eden bazı insanlar için artısı sadece ‘kurarken keyif almak’ da olabiliyor. Bazen bu ürünlerin kurulumu sizin tercih etmeme sebebiniz olabiliyor.

Demonte mobilya pazarını asıl geliştiren tabii ki bu tip üretimin şirketlere getirileri. Hatta bu olayı hobiye bağlamak çok akıllıca.

Konsept farklı olunca alışveriş aşamasında da farklar oluşuyor ister istemez, aşağıdaki laf kalabalığı dikkat edebileceğiniz birkaç ayrıntıya değinmektedir:

Ne istediğinize karar verin.

Benzer ürünlerin fiyatları birbirine genelde yakın olur, bu ürünlerden çok daha fazlasını sunanlarla(boyut, ekstra dvd rafı vs.) ise aralarında daha dar bir fiyat aralığı bulunur. 130 cm genişliğinde mütevazi bir televizyon sehpası ararken kendinizi birden 180 cm’lik vitrin almış olarak bulmayın. Gerçekten ne istediğinize ve neye ihtiyacınız olduğuna her açıdan karar verin. Boyut, renk, sahip olduğu üniteler, raf sayısı gibi kriterleri öncelik sırasına dizin ve seçiminize uygulayın. Bu sadece sizin için değil çevre için de kritik bir karar.

Daha önce yakınınızdaki insanların yaptığı benzer alışverişleri araştırın.

Ne yazık ki marka ve standartlarına göre ürün ve müşteri hizmetleri kalitesi fazla dalgalanıyor. En yakınınızdan başlayarak farklı insanların farklı ürünler üzerine tecrübelerini dinleyin ve değerlendirmenizde ilk sıraya koyun. Nakliye sıkıntıları yaşamış mı? Kurarken nasıl zorluklarla karşılaşmış? Kurulum kılavuzu kullanışlı mıymış? Mobilyada bir kusurla karşılaşınca müşteri hizmetleri ilgilenmiş ve firma telafi etmiş mi? Beklentilerini karşılamış mı?

Bulabildiğiniz tüm kaynaklardan karşılaştırmalı ve detaylı araştırmalar yapın.

Tanıdıklarınızdan edindiğiniz bilgileri cebinize koyun ve bulabildiğiniz tüm kaynaklardan istediğiniz ürünleri araştırın. Müşteriler arası açık kaynak bilgi paylaşımında mesafe alsak da henüz demonte mobilya konusunda o kapsama alanını yakalayamadık. Alışveriş sitelerindeki yorumların sayısı sınırlı, inceleme yazıları ve medyaları pek bulunmuyor. Bazı e-ticaret siteleri ürünler hakkında istediğiniz yorumu yapmanıza izin vermiyor, yorumlar kurallara uysa dahi olumsuz olduğu için siliyor. Bulabildiğiniz her detayı değerlendirin, markanın sunabildiklerine dikkat edin.

Kurulu halini görme fırsatınız varsa, gidin görün.

Bazı yapı marketlerde veya markanın kendi fabrika mağazasında ürünün yapılı halini görme şansınız bulunabiliyor, varsa değerlendirin, görmeye gittiğiniz yerden almak zorunda değilsiniz, birkaç TL yol masrafına değecektir. Fotoğraf da çekin, bir bakışta her detayı zihninize kazıyamayabilirsiniz.

Nereden alacağınıza karar verin.

Bir yapı marketten edinebilirsiniz, bu size sürpriz nakliye masrafları çıkartabilir, bazı mağazalar belirli bir miktarın altındaki alışverişlerden ciddi teslimat ücretleri alabiliyor, saçma sıkıntılar yaşayabiliyorsunuz. Bir yapı marketten yaptığım alışveriş sonrası, benden taşıma için üç dört km yola 20 TL istedikten sonra tanesi 60 TL kitaplıklarımı kamyonla getirip apartmanın önüne bırakıp gitmişlerdi. Nakliye masraflarına göre karşılaştırıp fabrika satış mağazasından da edinebilirsiniz. Eğer özel aracınız varsa ve ürünün boyutu uygunsa alacağınız kutuyu arka koltuğunuza atıp eve götürme şansınız da var. İyi araştırdığınız bir ürünü internetten de getirtebilirsiniz. Çoğu e-ticaret sitesi sizle firmanın köprüsü konumunda, siteden satın alıyorsunuz, site markaya talebinizi iletiyor, marka evinize ürünü gönderiyor, teslim aldıktan sonra e-ticaret sitesi faturanızı kesiyor. Kargo firmalarıyla anlaşmalı olduklarından taşıma işlerini daha makul bir fiyata hallediyorsunuz ve ürün kapınızın önüne geliyor(apartman değil evin kapısının). Firmaların doğrudan kendisine bağlı e-ticaret sitelerini de kullanabilirsiniz.

Gelen paketleri iyi inceleyin.

Ürününüz 30 cm’lik bir raf parçası olmadığı sürece kayda değer bir ağırlığa sahip olacaktır.
Taşımanın herhangi bir adımında yapılan küçük bir sakarlık estetiği veya kullanışlılığı etkileyen hasarlara yol açabilir. Genelde parçalar dışarıdan iyi muhafaza edilecek şekilde paketlenir. Siz yine de ürün elinize ulaştığında paketinin üzerindeki muhtemel hasar izlerini iyi inceleyin. Bir şekilde hasardan huzursuz olursanız, hiç oyalanmayın, ürünü teslim almayın. Büyük ihtimalle tutanak tutulacak ve ürün firmaya geri gönderilecektir, itirazınızda haklıysanız yenisi kısa süre sonra elinizde olur. Siz paketleri açana kadar ürün kargo firmasının sorumluluğundadır, o yüzden keyfinizi kaçıran muhtemel hasarları paketi teslim almadan inceleyin. Eğer temiz bir kutuyu açtıktan sonra içinden özürlü parçalar çıkarsa muhatabınız firmadır.

Başka seçeneğiniz varsa kurulum için alışveriş yaptığınız mağazadan destek almayın. Mobilyayı baştan aşağı kendileri üretmiş gibi işçilik ücreti isteyebiliyorlar. Bilen bir tanıdığınızdan yardım alın veya iyi bir yardımcıyla dikkatle işe koyulun. Daha sonra kurarken nelere dikkat etmeli diye üç beş satır daha karalayacağım (Karaladım: Demonte Mobilya Kurulum Rehberi).

Olayın parasal kısmına çok eğilmem gariban usulü tavsiye vermem anlamına gelmiyor, alışveriş oyuncak değildir, önceliği ihtiyaç gidermektir ve bunda verimi arttırmak en iyi sonucu verir. Evet işiniz gücünüz yok. kare2

Şifre Güvenliği

sifre_guvenligi

Özel kurum ve kuruluşlarla her türlü bağlantınızı ağlar üzerinden kuruyorsunuz. Okulunuzda olan bitenle ilgili pek çok resmi duyuruya direkt internet üzerinden erişiyorsunuz. Hatta kamu kurumları ile de ağ üzerinden iletişime geçmeye başladığınız zamanlarda fiilen elektronik vatandaşlığınız ilan edildi. Yedi milyarlık dünyanın açlıkla ve susuzlukla baş etmeye çalışan üç buçuk milyarlık diğer yarısını saymazsak artık dijital gölgelerinizle varsınız diyebiliriz.

Bu durumun istemli boyutunun geldiği noktadan zaten hepimiz haberdarız: Artık sosyal ağlarda ilkokul ve anaokulu öğrencisi kardeşlerimiz de sıklıkla boy gösteriyor.

Teknoloji alanının en pasif üyeleri bile üç beş farklı platformda hesap sahibi olmak zorunda bırakıldı, Facebook hesabınız yoksa ders notları paylaşamadığınız ve duyuruları takip edemediğiniz bir dönemde sebep aramak gereksiz.

Bu gelişmelerin getirdiği tartışmalardan birisi sanal dünyadaki güvenliğiniz iken en sık kulağınıza gelen tavsiyeler muhtemelen şifrenizin güvenlik derecesi üzerinedir. Şifreniz, çoğu zaman sahip olduğunuz tek kalkan. Onu kaybederseniz, sizden başka hiç kimse bunun sonuçlarının sorumluluğunu üstlenmiyor (sonuçlar hangi boyutta olursa olsun).

Ne yaparsanız yapın güvende değilsiniz, ancak güvenlik seviyenizi yukarı çekmek için uygulayabileceğiniz birkaç standart önlemi kısaca açıklamaya çalıştım:

Her hesabınızın şifresi farklı olmalı. Üye olduğunuz bir forumda kullandığınız şifre ile o foruma üye olurken kullandığınız e-posta adresinizin şifresi aynı ise, forumdaki şifreler çalındığında e-posta adresinizin de sömürülmesi için her yolu açmışsınız demektir, yaşanmış örnekleri bulunmaktadır. İnternet bankacılığı şifreniz gibi en hayati olanlar kesinlikle ve kesinlikle farklı olmalıdır. Birkaç karakteri not etmeye veya ezberlemeye üşenirseniz çok ağır faturalarla karşılaşabilirsiniz. üstelik bankalar hiçbir sorumluluk kabul etmez, kabul etmemekte de haklıdırlar. Yine bunu ihmal eden insanların hesaplarından toplamda milyonlarca doların kaçırıldığı örneklere kısa araştırmalarla kolayca bulabilirsiniz.

Şifreleriniz monoton olmamalı. Kullandığınız sistemin size izin verdiği kadar çeşitli karaktere şifrenizde yer vermelisiniz ve şifreleriniz 12345 gibi bir dönemin tuş kilidi kodlarına benzememeli. Büyük harfler ve küçük harfler kullanın, sayıları da ekleyin, ! , ? gibi noktalama işaretleri kullanın, @ # gibi sembollerden yararlanın. HAKAN1989 yerine h@KAn!g%9. gibi egzotik biçimler deneyin, mümkünse şifrenizi uzatın.

Şifrenizi bilgisayarınızda saklamayın. Bilgisayar kabul edilebilecek hiçbir cihazda saklamayın: telefon, tablet vs. İster metin belgesi, ister word belgesi, ister fotoğraf halinde tutun, isterseniz 10 tane abidik gubidik isim taşıyan klasöre iç içe atıp sıkıştırın, çözülebilirliğini engelleyemezsiniz.

Hesaplarınıza giriş yaptığınız cihazlardan emin olun. USB belleği lekelenmesin isteyen arkadaşlarımız nasıl her bilgisayara takmıyorsa belleklerini, siz de her gördüğünüz yerde mecbur bile değilken atılıp bir şeylere bakacağım diye tutturmayın. Yapacaksanız da en azından kullanacağınız bilgisayarda ortalama güvenlik tedbirlerinin alındığından emin olun. Kullandığınız yazılımların orijinal ve güncel olmasına dikkat edin. Özellikle internet bankacılığından yararlanırken kullandığınız işletim sistemi kopyasının lisansından tutun tarayıcınızın güncelliğine kadar kontrol edin.

Sosyal ağlarda ve telefonunuzda her uygulamaya kafanıza göre izin vermeyin. Uygulamalar en zayıf noktalarınızdan biridir, kullanmadığınız uygulamaları kaldırın.

Şifrelerinizi belirli aralıklarla değiştirin. Bu ifade şifrenizi tam olarak belirli zaman aralıklarında değiştirmenizi değil, bu uygulamayı bir sürekliliğe oturtmanızı vurgulamaktadır. Bazı sistemler size bunu otomatik olarak önerir, mesela Outlook amca “72 günde bir değiştirmek ister misiniz?” der.

outlook

 

Bu tavsiyeyi hayata geçirmek için gerekli araç gereçler: defter, tükenmez kalem.

Uygun insani nitelikler: sabır.

Abaküsün ağ üzerinden ele geçirilebilecek bir bilgisayar olmadığı gerçeğinden yola çıkıyoruz.

Bir defter alın, sahip olduğunuz hesapların şifrelerini güvenli bir bilgisayardan, özellikle kendi bilgisayarınızdan değiştirin ve yeni şifrelerinizi bir sayfaya not edin. Yanına değiştirme tarihinizi de eklemeyi unutmayın. Kabaca iki ayda bir bunu tekrar etmeye çalışın.

Şifrenizi ilk girişte yanlış girin. Alışkanlıklarınıza bu tür ufak bir detay ekleyerek standart tedbirlerinizi bir basamak yukarı çekebilirsiniz. Cihazınız temiz değil ise, şifreleriniz birtakım yazılımlar tarafından siz tuşlarken algılanabilmektedir. Şifrenizi ilk seferde yanlış tuşlayın, sonra doğru girerek devam edin.

Not etmek üzerine bir not: Bu aynı zamanda, eğer şifreleriniz sayıca fazlaysa, her biri farklı da olacağından kaybetmemek açısından iyi bir yoldur. Eğer hepsi birbirinden farklı bütün şifrelerinizi ezberlemeyi de düşünürseniz, bunun başarısı kanıtlanmış bir beyin jimnastiği olduğunu unutmayın.

“Aman peşimde CIA mi var sanki?” diyorsanız uğraşmayabilirsiniz.

Umarım faydalı bir derlemedir. kare2

Sanalpazar.com: Operasyon Nijerya

Yaklaşık iki hafta önce Sanalpazar.com üzerinden tabletimi satışa çıkardım.

Dört gözle alıcı bekliyorum, “Kimler Bakmış?” seçeneğinden gelip giden var mı diye takip ediyorum, bu arada çevrimdışı iken sayfa yenileyip durarak ürün görüntülenme sayısına tavan yaptırıyorum, istem dışı.

“Kimler Bakmış?”ta üç üye görünüyor, biri oldukça tecrübeli, biri dükkan sahibi, sonuncusu da Sanalpazar’a yeni üye olmuş ve aynı gün ürünüme göz atmış.

Bir gün sonra şöyle bir mesaj alıyorum:

sanal_nijerya1

Kısaca: Eğer ürünün hala satılıksa ne kadar istiyorsun söyle, onu da burada söyleme e-postayla söyle.

Hem siteden mesaj gönderiyorum, hem de e-posta adresinden ulaşıyorum. İstediğim fiyatı belirtiyorum ve kargo masrafı bana ait diyorum, satabilme umudu gözümü karartmış. Bir taraftan da önyargılı olmamayı haklı çıkarmaya çalışıyorum, sonuçta ben de siteye yeni kaydolmuş bir satıcıyım. İlanlar arasında gezinirken ürünümü uygun bulmuş ve almak için hesap açmış olabilir.

Sonra bana cevap atıyor, siteden değil tabii ki, e-posta adresinden, diyor ki: “Ben İstanbul’da kalıyorum, Nijerya’da oğlum okuyor, adresi de şu, lütfen PTT Kargo ile ulaştır, bana da hesap bilgilerini gönder, aramızda halledelim.”

İsmin İtalyan, kendin İstanbul’da yaşıyorsun, oğlun Nijerya’da okuyor, Ankara’dan tablet göndertiyorsun?

“Uluslararası kargoyu ben karşılayamam çok pahalıya gelir.”

Anlaşılan oğlanın o kadar çok ihtiyacı var ki “Kargo parasını da ekle öderiz ya ne olacak?” diye çıkışıyor. Üzerine bir de ben gönderecekmişim kargoyu, haber verecekmişim de yatacakmış param.

Sonra sıkılıyorum, üyeyi Sanalpazar.com müşteri hizmetlerine şikayet ediyorum, e-posta adresini gereksiz olarak işaretliyorum ve yola devam.

Aradan dört gün geçiyor, bir üye daha bakmış ürünüme, yine ne hikmetse üye olmuş bana gelmiş hemen. Boş durur mu:

sanal_nijerya2

Bu iyice terbiyesiz çıktı.

Neyse bunu da şikayet ediyoruz, Sanalpazar’a haber veriyoruz, o icabına bakıyor.

Benzer mesajlar almaya devam ediyorum. Sanalpazar, bünyesinde sık yaşanan bu tür durumları direkt şikayet etmeye yarayan bir sisteme sahip olmadığı için biraz sinirleniyorum.

Tabletimi satmaktan vazgeçiyorum, satılıktan çekiyorum, kısa Sanalpazar maceramda üyelerden aldığım beş mesajın tamamı dolandırıcı kaynaklı, ürünüme bakmaya gelen sekiz kullanıcının da doğal olarak beşi sahte hesap. Başka herhangi bir faaliyette bulunmayacağımdan üyelik iptali talebimi siteye iletiyorum.

Ufak bir araştırmayla Nijerya’nın bağrından koptuklarını iddia eden bu arkadaşların uzun zamandır bu tür alışveriş sitelerinde laf kalabalığı yaptıklarını anlıyoruz. Dolandırılan var mı o kadar dikkatli taramadım interneti. 2012’ye ve 2013’e ait, Nijeryalı dolandırıcıların yeniden piyasada su yüzüne çıktığı ile ilgili haberler var, 2014’e de hızlı bir giriş yapmışlar.

Genel format aynı ve her türlü uydurma bilgi size sunulmaya hazır, bankadan geldiğini söyledikleri formlar dahil. Çok cömertler, istediğiniz masrafı çıkartın, fiyatı katlayın yine de almak istiyorlar. İnsani tepkiler vermeyin, muhatabınız insan değil, reddedince karşı taraf kaset gibi başa saracaktır. En başından ya hiç itibar etmeyin ya da biraz yorulmayı göze alıyorsanız müşteri hizmetlerine bildirin.

Nijeryalı diye damgaladım adamları da tabi konudan uzağım. Sadece isim seçimlerinde çok değişik bir tarza sahip olduklarından eminim.

Bu tür sitelerde güvenliğiniz için sitenin oluşturduğu ödeme sistemi sınırlarının dışına çıkmamaya dikkat edin, “Hacı komisyonla vs. uğraşmayalım, ver bana banka hesap numaranı ürünü postala ben paranı hemen göndereceğim.”lere gelmeyin, ortada kalırsınız.

Etik bağlamında hassassanız da, sattığınız ürün için üç beş kuruş komisyon ödemekten çekinmeyin. Sonuçta olay işlek caddeden on günlüğüne dükkan kiralamak gibi, ürününüzü duyurabilmeyi o dükkana borçlusunuz.

Güvenlik ve mahremiyet son dönemin kanayan yarası. Çevrimiçi olmanız pantolonunuzun altınızdan kaydırılabilmesi için yeterli. Devir internet devri diye fazla havalanmayın, “manuel”liğin sınırlarını zorlayın. kare2